Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Özel Eğitim Ders Notları - Kronik Hastalıklar
08-30-2012, 05:01 AM
Mesaj: #1
Özel Eğitim Ders Notları - Kronik Hastalıklar

1. Kronik Hastalığın Tanımı
Kronik hastalığı olanlar, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklar nedeni ile eğitim öğretim çalışmalarında özel tedbirlere ihtiyaç gösteren kimselerdir. Süreğen hastalığa sahip olma, sağlık durumundan dolayı sürekli olarak tıbbi desteğe gereksinim duyma durumu olarak tanımlanmaktadır. Yine Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde süreğen hastalık “ Gelişim dönemi içinde, bireyin, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalığı nedeniyle eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumu olarak tanımlanmaktadır.
2. Kronik Rahatsızlıkların Görülme Sıklığı
Çok çeşitli süreğen hastalıklar vardır. Her hastalığın da görülme sıklığı değişmektedir.
ASTIM: Nefes darlığı bir yaşına kadar, kızlara oranla erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir. Çocuk hastalıklarının arasında en yaygını akciğer hastalığı olan astımın okul çağı çocuklarında görülme sıklığı %3-10 arasında değişmektedir.
EPİLEPSİ: Erkeklerde daha yüksek oranda görülmektedir. Dünyanın her bölgesinde, erkek ve kadında, her türlü ırkta ve yaklaşık 100 kişide bir oranda görülebilen bir hastalıktır.

DİABET: Amerikan Diabetic Derneği’nin Raporu’na göre her 2500 çocuktan biri şeker hastasıdır.
KANSER: Dünyada her gün 22 milyon kanserli hasta var. Dünyada her yıl 10 milyon kişi kansere yakalanıyor. Böyle devam ederse 2020 yılında her yıl 16 milyon kişi kanser hastası olacaktır. Dünyada her yıl 6 milyon kişi kanserden ölüyor. Avrupa’da ise her 4 kişiden biri kanserden ölüyor.
AIDS: Okul çağında AIDS tanısı almış çocuk sayısı azdır.
3. Sık Görülen Kronik Hastalıklar
Astım, epilepsi, diabey, kanser, aids sık görülen süreğen hastalıklardandır.
4. Kronik Hastalıkların Oluşumunda Rol Oynayan Etmenler
Madde Kullanımı
Beslenme
Fiziksel İnaktivite
Sigara solunum yolu rahatsızlıklarına, akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar. Bronşlarda ve akciğerlerde kanserin oluşumuna neden olabilir. Burunda koku alma duyusunu azaltır, dilde tat alma duyusunu köreltir. Ağızda koku yapar. Diş ve diş eti hastalıklarına yol açar. Gözde katarakt oluşumu riskini arttırır. Beyin hücrelerinde tahribat yaratır. Hafıza zayıflığı, öğrenmede zorluk ve erken bunama gibi durumlara sebebiyet verebilir. Cilt yapısının bozulmasına ve cildin yıpranmasına sebep olur. Leke ve kırışıklık oluşumuna, tende ve parmaklarda sararmaya, tırnaklarda ve saçlarda zayıflamaya neden olur.
Sigara içenlerin yara, ameliyat ve hastalık tedavileri daha uzun sürer. Bununla birlikte ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları dahi vardır. Sigara içmek, damar sertliğine, beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve yüksek tansiyon riskini arttırır. Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açabilir. Sigara içmek sinir, sindirim ve solunum sistemini doğrudan etkilediği için insan vücudunda, yorgunluk, stres, gerginlik ve bitkinlik hallerinde artış, reflekslerde ve iş gücü performansında azalma görülebilir. Sigara içmek, kas ve kemik gelişimini engeller. Kemik erimesine neden olur.
Sigara içmek, akciğerleri verimsizleştirerek vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni almasını engeller. Ayrıca vücudun yeterli oksijenden mahrum kalması, sırt ve bel bölgelerinde, çeşitli eklem yerlerinde ağrılara ve uyuşmalara sebep olabilir. Sigara içenlerin akciğer ve göğüs kanseri başta olmak üzere, gırtlak, mide, karaciğer, bağırsak ve pankreas kanserine yakalanma riski içmeyen insanlara göre daha fazladır. Sigara içmek başlı başına kanser faktörünü arttıran bir etkendir. Sigara önlenebilir hastalık nedenleri arasında birinci sıradadır. Dünyada her gün 8000 kişiyi öldürmektedir. Her 5-6 ölümden birine neden olmaktadır.
Alkol ABD’de ölüm nedenleri arasında ön sıralardadır. Alkol alımı için fizyolojik gereksinim bulunmamaktadır fakat bağımlılık yaptığı bilinir. Uluslar arası Kanser Araştırmaları Kuruluşu kanseri kanserojen olarak tanımlamaktadır.
Zayıf diyet ve fiziksel inaktivite “gerçek” ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır. Yanlış beslenme; koroner kalp hastalığına, kansere, felçlere, diyabete, osteoporoza ve şişmanlığa neden olmaktadır.
Bu üç faktörün kontrol altına alınmasıyla kalp ve damar hastalıklarının engellenebileceği kanıtlanmıştır. Son 30 yılda Avustralya, Kanada, Japonya ve USA… gibi gelişmiş ülkelerde kalp hastalıklarından ölüm oranı %70 azalmış, 1970-2000 yılları arasındaki dönemde sadece USA’da kalp ve damar hastalıklarının neden olacağı 14 milyon ölüm engellenmiştir.


5. Kronik Hastalıkların Psikolojik Rahatsızlıklarla İlişkisi
Psikolojik rahatsızlıkların diğer hastalıklarla ilişkisini araştıran çalışmalarda diyabet, kanser, kalp-damar, deri hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları gibi birçok hastalık gruplarında psikiyatrik bozukluk risk oranı yüksek bulunmuştur. Beyni tutmayan hastalıklar ve süreğen ya da yineleyen hastalıklar çocuklarda psikiyatrik bozukluk risk oranını iki katına çıkarır. Beyni tutan ve öğrenmeyi engelleyen hastalıklarda (örn: epilepsi) bu risk bedensel olarak sağlıklı çocuklara göre dört kat çoktur.
Sağlık yetersizliği olan çocuklarda okul devamsızlığı sık olarak görülmektedir. Bu süre içinde okuldan uzak kalan çocuğun akademik performansı ve sosyal kabulü belirgin şekilde etkilenmektedir. Sağlık yetersizliği olan çocukların çoğu, zamanlarının büyük bir kısmını yalnız geçirmektedir. Bu çocukların fiziksel aktivitelerinde de yetersizlik olmaktadır. Örneğin astımlı bir çocuğun koşmasına izin verilmemektedir. Şeker hastalığı gibi bazı hastalıklarda uzun süreli diyet zorunluluğu olabilmektedir. Bu tür durumlar çocuğun sosyal gelişimini etkilemektedir. Sağlık yetersizliği olan çocuklar kendilerini diğerlerinden farklı hissetmektedirler. Yaşamları zorunlu olarak tedaviye odaklanmaktadır.
Tedavinin süresi ve ilerde ne olacağı geleceklerinin olup olmadığı belirsizdir. Bazı tıbbi tedavilerin istenmeyen, rahatsız edici yan etkileri olabilmektedir. Bütün bunlar çocuğun fiziksel ve psikolojik durumunu etkilemektedir.
Kronik hastalığı olan kişilerde sağlığını yitirmek, hastalığın sınırlılıklarına katlanmak depresyona yol açabiliyor. Bazen de depresyon hastalıkla ilgili nedenlerle oluyor. Örneğin; hipertiroitte olduğu gibi hastalığa neden olan hormonlar, depresyona yol açabiliyor ya da tansiyon yüksekliğinde olduğu gibi; kullanılan bazı ilaçlar depresyona yol açabiliyor.
Çoğu zaman kronik hastalığın ilk çıkışı depresyon dönemlerindendir. Birçok araştırma, kalp krizi geçiren kişilerde depresyon tabloya eklendiğinde ikinci bir kriz geçirme riskinin arttığını göstermiştir.
Yani depresyon kronik bir hastalığın gidişini kötüleştirebildiği gibi kronik bir hastalığa da neden olabiliyor.
Kronik hastalığı olan çocuklar, yaşamlarının çok erken dönemlerinde uzun süre hastanede yatarlar ve genelde büyük bir ameliyatla karşı karşıya kalırlar. Anne babaları çocukların ölmesiyle yüz yüze gelebilirler. Edinburg’da bir hastaneye başvuran diabetli ilkokul çocuklarının anneleri, öbür annelere göre daha üzüntülü ve daha endişeliydiler. Benzer biçimde lösemili bir çocuğun anne ve babasında yüksek oranda psikiyatrik yakınmalar gözlendi. Tümünde psikomatik bozukluklar, aşırı alkol alımı, cinsel sorunlar ve başka evlilik sorunları görüldü.
Süreğen hastalığı olan çocukların anne-babaları ne kadar rahatsız olursa çocular bundan o oranda etkilenir. Bu nedenle anne-babalara yapılan yardım hem onların hem çocukların yararınadır.
Sağlık politikasının biyomedikal modeline etkili iletişim ve psikolojik yardım boyutunun eklenmesi ve ailelerin danışma hizmetlerinden rahatça yararlanabilmeleri gerekir. Bu yararlanma onlar istediği sürece düzenli bir şekilde sağlanmalıdır.


6. Kronik Hastalıklı Çocukların Eğitimi
Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığının 2005–2006 Eğitim Öğretim yılı istatistiklerine göre, faaliyet gösteren kırk beş tane hastane ilköğretim okulu vardır. Hastane İlköğretim Okullarının yirmi üç tanesi Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde yirmi bir tanesi üniversitelerin Araştırma Hastanelerinde, 1 tanesi de Askeri Hastane (GATA) de eğitim ve öğretimi sürdürmektedir. Bu kurumlarda toplam seksen dört tane öğretmen görev yapmaktadır.
Ülkemizde en çok Hastane İlköğretim Okulu Ankara’da bulunmaktadır. Ankara’da toplam dokuz hastane İlköğretim Okulu bulunmaktadır. Ankara’daki Hastane İlköğretim Okullarının üç tanesi Üniversite Hastanelerinde beş tanesi Sağlık Bakanlığına bağlı Hastanelerde bir tanesi de Askeri Hastanede (GATA) bulunmaktadır. Ankara’yı beşer Hastane İlköğretim Okulu ile İstanbul üçer Hastane İlköğretim Okulu ile İzmir, Konya, Kayseri ve Eskişehir illeri izlemektedir.
7.Yasal Düzenlemeler
31.05.2006 Tarih ve 26184 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesi Sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören bireyler için hazırlanmıştır. Hastane İlköğretim okullarının işleyişini düzenlemektedir.
Bu maddeye göre; Resmî ve özel sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören ve/veya süreğen hastalığı olan zorunlu öğrenim çağındaki bireylerin eğitimlerini sürdürmeleri için Bakanlık, Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler arasında imzalanan protokole göre hastanelerin bünyesinde Bakanlığa bağlı ilköğretim okulları açılır.
Bu ilköğretim okullarında eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Eğitim hizmeti, velinin yazılı isteği ve bireyin tedavisinden sorumlu hekim/hekimlerin yazılı görüşü ile sağlanır.
b) Bireylerin kayıtları, kayıtlı bulunduğu okulda kalır. Kayıtlı olmayan öğrencilerin kaydı ise hastanenin bulunduğu bölgedeki bir okula/kuruma ya da ikamet ettiği yerleşim birimindeki bir okul veya kuruma yapılır.
c) Hastane ilköğretim okullarında eğitim alan her birey için geçici kayıt formu düzenlenerek bu okula geçici kaydı yapılır.
ç) Sağlık kuruluşlarında eğitim alan bireyin başarı durumunun değerlendirilmesi, kayıtlı bulunduğu okuldaki diğer öğrenciler gibi yapılır. Ancak, bireyin durumu ve özelliğine göre değerlendirme şekli, yöntem ve tekniklerinde öğretmen tarafından gerekli değişiklikler yapılarak özel tedbirler alınır.
d) Bu bireylerin başarı değerlendirme sonuçları kayıtlı oldukları okula yazılı olarak bildirilir. Sınıf geçme ve diploma işlemleri bu okul tarafından yürütülür.
e) Hastane ilköğretim okullarında sınıf mevcudu en fazla, okul öncesi ve ilköğretimde 10 öğrenciden oluşur.
f) Sınıfa gelemeyecek durumda olan öğrencilere odalarında eğitim verilir.
g) Sınıf öğretmenlerinden biri, millî eğitim müdürlüğünce müdür yetkili öğretmen olarak görevlendirilir. Müdür yetkili öğretmen aynı zamanda sınıf okutur.
ğ) Bireyler kayıtlı bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programından sorumludur.
h) Bu okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılır.
ı) Eğitim alacak bireylerin hastalığı ve eğitim ortamına ilişkin şartlar dikkate alınarak bireylerin haftalık ders saatleri 10 saatten az olmamak üzere planlanır.
i) Dersler sınıf ve alan öğretmenleri tarafından okutulur.
j) Millî eğitim müdürlüğü bu okullara, müdürün önerileri doğrultusunda gerektiğinde okul öncesi, sınıf ve alan öğretmenleri ile özel eğitim görevi yapan öğretmen görevlendirir.
k) Derse başlama ve bitiş saatleri ile derslerin süresi, bireyin sağlık durumu ve hastane şartları dikkate alınarak okul yönetimi tarafından belirlenir.
l) Yatarak tedavi sürecinin tamamlanması hâlinde veya velinin isteği ya da hekimin eğitim hizmetinin sona erdirilmesine ilişkin görüşü doğrultusunda sağlık kuruluşunda bireye verilen eğitim hizmeti sona erdirilir.
Kaynaştırma Ortamlarında Eğitimleri
Süreğen Hastalığı olan çocukların özellikleri ve gereksinimleri temel alındığında çok heterojen bir grup olmaları nedeni ile grubun özelliklerini söylemek güçtür. Astım, hemofili, şeker, kanser, epilepsi, AIDS, Kronik Böbrek Yetmezliği, Talassemi gibi sürekli hastalığı olan çocukların problemleri ve ihtiyaçları, hastalığın derecesi, ortaya çıkış yaşı ve gelişimine bağlı olarak akranlarından farklılaşır. Bazı hastalıklarda problemlerin arttığı ve azaldığı dönemler vardır. Bazı hastalıklar uygun tedavi ile ortadan kalkabilmekte bazıları ise ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir. Çok heterojen bir grup olmaları nedeniyle grubun özelliklerini söylemek güçtür.
Genel olarak yorgunluk ve hastalık nedeniyle okul devamsızlığının yanında, sınıf içinde birçok etkinliğe katılamadıkları motor becerilerde yetersizlik, beden eğitimi derslerine katılamama gibi sorunlarla karşılaşmaktadırlar.
Süreğen hastalığı olan çocukların kaynaştırma eğitimlerinde genelde tam zamanlı kaynaştırma uygulanmaktadır. Grup olarak zihinsel becerilerinin engelli olmayan akranlarıyla aynı sınırlar içinde olma eğilimleri vardır. Salend’in de belirttiğine göre süreğen hastalığı olan çocuklar zihinsel olarak akranlarından fazla farklılık göstermezler bu çocuklar genelde sosyal uyumda sorun yaşamaktadırlar.
Kaynaştırmanın Yararları
Kaynaştırma uygulamasının, gerek kaynaştırılan öğrenciye, gerekse çevresine pek çok yararı vardır. Bu yararları Kırcaali-İftar (2007) şöyle belirtmiştir.
1.Kaynaştırma, özel gereksinimli öğrencilerin, içinde yaşadıkları toplumla bütünleşmelerini kolaylaştırır.
2.Normal öğrencilerin davranışları, özel gereksinimli öğrencilere model olur.
3. Kaynaştırma sınıfındaki normal öğrenciler, bireyler arasında var olan farklılıklara karşı daha hoşgörülü olmayı öğrenirler.
4. Kaynaştırma, normal öğrencilerin işbirliği ve yardımlaşma becerilerini arttırır.
5.Kaynaştırma sınıfı öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilerle yürüttükleri çalışmalar (örneğin, eğitim programlarının bireyselleştirilmesi), öğretmenlik bilgi ve becerilerine katkıda bulunur.
6.Özel gereksinimli çocuklarının normal eğitim ortamına devam ediyor olması, anne-babalara moral verir ve onları çaba göstermeye güdüler.

Karanlığı Aydınlat! Wink
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla

Reklam Ver
Gönder Cevapla


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Almanca Materyal Ders Notları mustiraper 3 1,234 02-09-2014 03:13 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Fen Bilgisi Öğretmenliği Sera Gazları Ders Notları mustiraper 0 782 03-03-2013 04:02 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Fen Bilgisi Öğretmenliği Ders Notları mustiraper 0 938 03-03-2013 03:57 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Bilgisayar Programcılığı Web Tasarım Temelleri Ders Notları mustiraper 0 845 03-03-2013 03:49 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Bilgisayar Programcılığı Ağ Sistemleri Ders Notları mustiraper 0 689 03-03-2013 03:42 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Bilgisayar Programcılığı Veri Tabanı Yönetim Sistemleri-I,II Ders Notları mustiraper 0 890 03-03-2013 03:37 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Bilgisayar Programcılığı Ders Notları mustiraper 0 1,021 03-03-2013 03:34 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Jeoloji Mühendisliği Paleontoloji Ders Notları mustiraper 0 1,121 03-03-2013 03:29 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Anoreksiya ve Malnütrisyonda Anestezi Ders Notları mustiraper 0 648 03-02-2013 04:31 AM
Son Mesaj: mustiraper
  Denizde Canlı Kalma Ders Notları mustiraper 0 570 02-18-2013 02:05 AM
Son Mesaj: mustiraper

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Facebook Sayfası Twitter Sayfası iddaa siteleri
İletişimUnigar.comYukarıya dönHafif SürümRSS