Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Aile Hukuku - Evlat Edinme
02-19-2013, 03:56 AM
Mesaj: #1
Aile Hukuku - Evlat Edinme

Aile Hukuku Ders Notları, Evlat Edinme Hukuku, Aile Hukuku Notları

EVLAT EDİNME

Evlat edinme bir mahkeme kararı ile olur.Evlat edinmeden doğan soybağına yapay soybağı denilmektedir.
Evlat edinmenin yararları ; çocuksuz veya arzuladığı cins ve sayıda çocuk sahibi olamamış kimselerin özlemini giderir.Ayrıca kimsesiz ve bakımsız çocukların yardıma ve bakıma muhtaç bazı ergin kişilerin sıcak bir aile ocağına sığınmaları ve bir aile çevresinde topluma yararlı insanlar olarak yetişmlerini sağlar.Evlat edinmenin sakıncıları ise evlat edinmenin bir takım yasa dışı menfaatlerin elde edilmesinde bir araç olarak kullanılmasıdır.Örneğin; Yasal mirasçılardan miras kaçırmak,evlatlığı hizmetçi olarak kullanmak.

Küçüklerin Evlat Edinilmesi

Genel Şartlar :
1-) Küçüğün bakılmış ve eğitilmiş olması
2-)Evlat edinmenin küçüğün yararına olması
3-) Diğer çocukların yararlarının zedelenmemesi

1-) Küçüğün Bakılmış Ve Eğitilmiş Olması

Bir küçüğün evlat edinilebilmesi için , her şeyden önce onun kendisini evlat edinecek kişi tarafından bir 1 (yıl) süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması şarttır.

2-) Evlat Edinmenin Küçüğün Yararına Olması

Bu şart, küçüğün evlat edinilmesinde aranılacak en önemli şarttır.

3-) Diğer Çocukların Yararlarının Zedelenmemesi

Çocuk sahibi kişilerin veya eşlerin bir küçüğü evlat edinmelerinin, onların mevcut çocuklarının maddi ve manevi her türlü yararlarını zedelemesi mümkün değildir.Bunun aksini düşünmek doğa kanuna olduğu kadar , miras hukuku kurallarına da aykırı olur.Kanun koyucu da yararların zedeneleceği varsayımından hareketle, zedelenmenin niteliğini belirtmek zorunda kalmıştır.Zedelenme hiç değilse, hakkaniyete aykırı biçimde olmayacaktır.

Özel Şartlar :

1-) Birlikte Evlat Edinme

Eşlerin Birlikte Evlat Edinme Gerekliliği

Eşler ancak birlikte evlat edinebilir.

Medeni Kanun madde 306 fıkra 1

Eşler ancak birlikte evlat edinebilirler ; evli olmayanlar birlikte evlat edinemezler.

Kanun bu hükmüyle , istisnalar dışında, eşlere adeta bir kimseyi tek başlarına evlat edinememe engelini ve hatta yasağını da getirmiş olmaktadır.

Eşlerin Birlikte Evlat Edinme Şartları

1-) Beş yıldan beri evli olma
2-) Veya otuz yaşını doldurmuş bulunma

Eşlerin Birlikte Evlat Edinme Gerekliliğinin İstisnaları

1-) Diğer eşin çocuğunu evlat edinme
2-) Birlikte evlat edinmenin mümkün olamaması

1-) Diğer Eşin Çocuğunu Evlat Edinme

Eşlerden biri, eşiyle en az iki (2) yıldan veri evli olması veya otuz (30) yaşını doldurmuş bulunması şartıyla,diğerinin çocuğunu edinebilir.

Böylelikle bir eşin, diğer eşin önceki evliliğinden olan çocuğunu evlat edinmesiyle öz evlat- üvey evlat farkı giderilmiş olacaktır.

2-) Birlikte Evla Edinmenin Mümkün Olamaması

Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığını ispat etmesi halinde, bir küçüğü tek başına evlat edilebilecektir.
# Eşlerden birinin ayırt etme gücü yoksa

#En az iki yıldır eşlerden biri ortalıkta yoksa veya mahkeme kararı ile eşlerin iki yılı aşkın süredir ayrı yaşamalarına karar verilmiş ise

Bu durumlarda birlikte evlat edinmeleri mümkün olamayacağından eşlerin tek başlarına evlat edinmesine yasa müsaade etmektedir.

2-) Tek Başına Evlat Edinme

A-) Otuz yaşını doldurmuş olma
B-) Eşin birlikte evlat edinmesinin imkansız olması


A-) Otuz Yaşını Doldurmuş Olma

Evli olmayan kişi otuz (30) yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir.

B-) Eşin Birlikte Evlat Edinmesinin İmkansız Olması

Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığını ispat etmesi halinde, bir küçüğü tek başına evlat edilebilecektir.

Bu koşulların mevcut olduğu hallerde eş tek başına evlat edinebilir.

3-) Evlat Edinen İle Edinilen Arasında Yaş Farkı

Evlat edinilenin , evlat edinenden en az onsekiz ( 18) yaş küçük olması şarttır.

4-) Küçüğün Rızası

Ayırt etme gücüne sahip olan küçük , rızası alınmadıkça evlat edinilemez.

5-) Küçüğün Ana Ve Babasının Rızası

A-) Rızanın Şekli

Küçüğün evlat edinilmesi için gerekli olan rıza, küçüğün veya ana babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanır ve tutanağa geçirilir. Ana ve babanın her ikisinin de rızası gereklidir.

B-) Rızanın Zamanı

Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez.

Kanun , ana ve babaya evvelce vermiş bulundukları rızalarını sonradan geri alabilme hakkı da tanımakta, fakat ana ve babanın bu haklarını kullanmalarını şu şarta bağlamaktadır : ‘ Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. ‘

C-) Rızanın Aranması

Rıza aramamanın şartları

1-) Ana ve babadan birinin kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa ,

2-) Ana ve babadan biri küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa

6-) Vesayet Dairelerinin İzni

Evlat edinilecek küçük vesayet altında bulunuyorsa ancak vesayet makamı ile denetim makamının izniyle evlat edinilebilir.
------------------------------------------------------------------
Erginlerin Ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi

1-) Evlat Edinenin Altsoyunun Açık Muvafakatinini Bulunması

2-) Evlat Edinilenin Belli Özelliklerinin Olması

3-) Eşin Rızası

1-) Evlat Edinenin Altsoyunun Açık Muvafakatinini Bulunması

Erginlerin evlat edinilebilmesi için , evlat edinenin altsoyunun açık muvafakati şarttır.Evlat edinenin altsoyunun onayı,izni bulunmalıdır.

2-) Evlat Edinilenin Belli Özelliklerinin Olması

Aşağıdaki şartlar aranır.

A-) Bedensel veya zihinsel özrü sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlat edinen tarafından en az beş (5) yılda beri bakılıp gözetilmekte ise VEYA

B-) Evlat edinen tarafından, küçükken en az beş ( 5 ) yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş olması VEYA

C-) Diğer haklı sebepler mevcut ve evlat edinilen, en az beş (5) yıldan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşamakta ise .


3-) Eşin Rızası

Evlat edilmek istenen kişi evli ise, ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.
Hatta evlat edinilecek eş tam ehliyetli olsa bile , yine de diğer eşin rızası olmaksızın evlat edinilemeyecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------

Evlat Edinmenin Şekli Ve Usulü

1-) Araştırma ve dinleme
2-) Mahkeme kararı
3-)Başvurudan sonraki değişmeler


1-) Araştırma ve Dinleme

Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenilmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

2-) Mahkeme Kararı

Evlat edinme işlemi, evlat edinen ile evlat edinilen arasında yapılacak bir sözleşmeyle değil, mahkemenin vereceği bir kararla tamamlanacaktır.
Evlatlık ilişkisi mahkeme kararı ile kurulur.

3-)Başvurudan Sonraki Değişmeler

Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer şartlar bundan etkilenmediği takdirde, evlat edinme kararının verilmesine engel olmayacaktır.
Ancak, aranılan şartlarda başvurudan sonra meydana gelen değişiklik, verilmiş olan rızanın geri alınması gibi , şartın ortadan kalkması sonucunu doğurursa bu değişiklik evlatlık kararının verilmesini engelleyecektir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Evlat Edinmenin Hükümleri

A-) Kişisel Sonuçlar Bakımından
1-)Soyadı
2-)Vatandaşlık
3-)Hısımlık
4-)Evlenme Yasağı

B-)Velayet Ve Bakım Yükümlülüğü

C-) Mirasçılık

D-) Nafaka Yükümlülüğü

E-) Kayıt Bilgi Ve Belgelerin Gizliliği

A-) Kişisel Sonuçlar Bakımından

1-)Soyadı

Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır.Ergin olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.

Ek Bilgi :

Eğer tanıma veya babalığa hükmedilmek suretiyle çocukla baba arasında soybağı kurulduysa çocuk yine annesinin soyadını taşımaya devam eder.Ancak anne-baba evlenirse çocuk babanın soyadını alır.

2-)Vatandaşlık

Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla,karar tarihinden itibaren Türk Vatandaşlığını kazanabilir


3-)Hısımlık

Evlat edinme sonucunda evlat edinen ile evlatlık arasında kendiliğinden bir soybağı ilişkisi meydana gelirse de bu ilişki kan bağına dayanmadığı için hısımlık, sadece evlat edinen ile evlatlık arasında doğar.Bu sebeple evlatlık, evlat edinenin kan ve kayın hısımlarıyla hısım olmayacağı gibi,evlat edinen ile evlatlığın hısımları arasında da herhangi bir hısımlık ilişkisi meydana gelmez.

4-)Evlenme Yasağı

Mahkemece evlat edinme kararı verilmesiyle birlikte, evlat edinen ile evlatlık veya onlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında kesin evlenme yasağı doğar.

B-)Velayet Ve Bakım Yükümlülüğü

Evlat edinme sonucunda , henüz erginliğe erişmemiş bulunan evlatlık evlat edinenin velayeti altına girer.Eşler evlat edindikleri küçük üzerinde, velayet hakkını birlikte kullanırlar.Evlat edinmeyle birlikte bakım yükümlülüğü de evlat edinene geçer.


C-) Mirasçılık

Evlatlık evlat edinenin mirasçısı olur.
Evlatlık evlat edinenin mirasçısı olmakla beraber,kendi ailesindeki yasal mirasçılık durumunu da korur.O halde evlatlık biri evlat edinenden, diğeri kendi ailesinden olmak üzere çifte miras hakkına sahiptir.
Evlatlık evlat edinenin mirasçısı olduğu halde evlat edinen evlatlığın mirasçısı olamamaktadır.Yani evlat edinmede mirasçılık tek yönlüdür.


D-) Nafaka Yükümlülüğü

Evlatlık ve evlat edinen karşılıklı olarak birbirlerine yardım nafakası vermekle de yükümlüdürler.Ancak bu yükümlülük ancak evlat edinen ile evlatlık arasında kalır.


E-) Kayıt Bilgi Ve Belgelerin Gizliliği

Evlat edinme ile ilgili her türlü kayıtlar,bilgiler ve belgeler gizli olup hiçbir şekilde açıklanamaz.Bu yasak ancak mahkeme kararı veya evlatlığın isteğiyle kaldırılabilir.


Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması

A-) Sebepleri
1-) Rızanın Bulunmaması
2-) Diğer Noksanlıklar

B-) Hak Düşürücü Süre

C-) İlişkinin Kaldırılmasının Sonuçları

A-) Sebepleri

1-) Rızanın Bulunmaması

Evlatlık ilişkisinin kurulmasında evlat edinilecek küçük ayırt etme gücüne sahipse,rızanın alınması şarttır.Aynı şekilde küçüğün ana ve babasının da rızalarını açıklamaları gereklidir.Evli bir kimse ise eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.Ergin ve kısıtlıların evlat edinilebilmesi de onların rızasıyla mümkün olabilcektir.

Rızası alınması gereken kişilerden herhangi birinin rızasının alınmamış olması evlatlık ilişkisinin son verilmesine yol açar.

2-) Diğer Noksanlıklar

Evlat edinme işlemi, örneğin tek başına evlat edinen birinin otuz yaşını doldurmamış olması,evlat edinen ile evlat edinilen arasında onsekiz yaş farkının bulunmaması,evlat edinilen küçüğün evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmaması gibi esasa ilişkin diğer noksanlıklardan sakatlanmış bulunuyorsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir.

Bunlar ile birlikte kanun koyucu aşağıdaki iki halde evlatlık ilişkisinin kaldırılması yoluna gitmeye imkan tanımamaktadır.

1-) Eğer bu arada noksanlıklar ortadan kalmışsa
2-)Noksanlıklar sadece şekle ait olup evlatlık ilişkisinin kaldırılması evlatlığın menfaatini ağır derecede zedeleyecek ise ..

B-) Hak Düşürücü Süre

Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına ilişkin dava hakkı, ilişkinin kaldırılmasını gerektiren sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer


NOT :Zamanaşımında hak ortadan kalkmaz,talep hakkı ortadan kalkar.Hak düşürücü süre ile de hak ortadan kalkar.Hak yok olur.
Aralarındaki hukuki fark ise borçlu borcunu zamanaşımına rağmen öderse borcu geriye isteyemez.Borcunu ödemiştir.Sonuçta alacaklının alacak hakkı devam etmektedir.Zaman aşımı borçluya ‘ödemiyorum’ deme hakkını sağlar.Hak düşürücü süre olsaydı hak ortadan kalkarsa ödenen borç sebepsiz zenginleşmeye dayanarak geri istenebilir.

C-) İlişkinin Kaldırılmasının Sonuçları

1-) Hangi sebeple olursa olsun,evlatlık ilişkisinin mahkemece kaldırılmasıyla birlikte, geleceğe ait hükümler de ortadan kalkmış olur ; bu sonuç kesindir.
Böylece evlatlık evlat edinenin velayeti altından çıkar ; evlat edinenin soyadını almış ise tekrar eski soyadına döner ; evlat edinenin yasal mirasçısı olma hakkını kaybeder ; evlat edinen ile aralarındaki kesin evlenme yasağı da ortadan kalkar.Evlatlık ilişkisinin kaldırılmış olduğu nüfus idaresine bildirilir.

2-) Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasıyla birlikte evlatlığın velayeti kendiliğinden asıl ana ve babasına geri gelmez ; hakim velayeti tekrar onlara verebileceği gibi,gerekiyorsa evlatlığa bir vasi de atayabilir.

3-) Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının sonuçları geçmişe etkili değildir.Bu sebeple, ilişkinin kaldırılmasından önceki süreçte karşılıklı olarak verilmiş olan nafakalar veya evlat edinenin evlatlığın bakımı ve eğitilmesi için yapmış olduğu masraflar geri istenemez.

Evlatlık İşlemlerinde Aracılık

Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetleri,ancak Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılır. Örneğin ; sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu .Kanun bu hükmüyle özel kişilerin aracılık faaliyeti yapmasına izin vermemektedir.


SOYBAĞI HÜKÜMLERİ

1-) Çocuğun Ve Ana Babanın Karşılıklı Durumları

A-) Karşılıklı Yardımlaşma

Ana , baba ve çocuk,ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmekle yükümlüdürler.Yardımlaşma sadece manevi anlamda değil maddi yardım olarak da anlaşılmalıdır.
Örneğin :
Çocuğun gerektiğinde ananın veya babanın işyerinde onlara destek olması,ana babanın çocuğun okuldaki durumuyla ve dersleriyle ilgilenmeleri,İşsiz kalmış çocuğa maddi destekte bulunmaları ..

B-) Saygı Ve Anlayış Gösterme

Ana,baba ve çocuk ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine saygı ve anlayış göstermekle de yükümlüdürler.Saygı gösterme sadece çocuklarla ilgili bir yükümlülüktür.
Ana ve babadan istenen yükümlülük ise, çocuğa karşı gerekli anlayışı göstermeleridir.Anlayış gösterme demek, çocuğun her davranışını,her isteğini hiç itirazsız, aynen kabul etmek demek değildir.

C-) Ailenin Onurunu Gözetme

Ana,baba ve çocuk aynı zamanda ailenin huzur ve bütünlüğünü gerektirdiği şekilde içinde yaşadıkları ve kendileri için olduğu kadar,Ülke içinde çok önemli olan ailenin onurunu gözetmekle de yükümlüdürler.


2-) Çocuğun Durumu

A-) Soyadı

B-)Vatandaşlık

C-)Mirasçılık
A-) Soyadı

Çocuk ana ve baba evli ise ailenin, evli değilse ananın soyadını taşır.Ancak ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa,çocuk onun bekarlık soyadını taşır.

B-) Vatandaşlık

1-) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.

2-) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.

3-) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soybağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığı kazanır.

C-) Mirasçılık

Ana ve babası ile soybağı ilişkisi kurulmuş bulunan çocuk,ana ve babasının birinci dereceden yasal mirasçısıdır.

3-) Çocuk İle Kişisel İlişki Kurulması

A-) Ana Ve Baba İle İlişkisi

B-) Üçüncü Kişiler İle İlişkisi


A-) Ana Ve Baba İle İlişkisi

Medeni Kanunun düzenlediği gibi ana ve babadan her birine ,velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile kendisi arasında uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı tanımaktadır.Bu ana veya babanın en doğal hakkıdır.


Madde 324 fıkra 1 uyarınca
Ana babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten,çocuğun eğitilmesi ve geliştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Sınırları :

1-) Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, veya
2-) Ana babanın bu haklarını 324. madde 1. fıkrada ki yükümlülüklere aykırı olarak kullanması , veya
3-)Ana babanın çocuk ile ciddi olarak ilgilenmemesi, veya
4-) Diğer önemli sebeplerin varlığı

Yukarıda sayılan bu farklı dört halden biri varsa hakim,ana ve babanın kişisel ilişki kurma hakkını reddedebilir veya daha önce tanınmış olan hakkı kendilerinden alabilir.


B-) Üçüncü Kişiler İle İlişkisi

Olağanüstü haller mevcutsa,çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere,özellikle hısımlara da tanınabilir.

Hal ve şartlar gerektirdiği takdirde,hakimin hısım olmayan bir kişiye de çocuk ile kişisel ilişki kurma imkanını tanımasına hiçbir engel yoktur.Ana baba dışındaki üçüncü kişilerin bu haktan her zaman yararlanabilmeleri söz konusu olamaz.

4-) Ana Babanın Durumu

A-) Çocuğun Bakımı Ve Eğitimi
B-) Bakım Ve Eğitim Giderlerinin Karşılanması
1-)Kapsamı
2-)Süresi
3-)Dava Hakkı
4-) Nafakanın Takdiri Ve Ödeme Biçimi
5-) Geçici Önlemler
6-) Güvence Verilmesi

A-) Çocuğun Bakımı Ve Eğitimi

Çocuğun bakım ve eğitimi ana babanın temek yükümlülüklerinin başında gelir.

B-) Bakım Ve Eğitim Giderlerinin Karşılanması

1-)Kapsamı

Çocuğun bakımı,eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.
Çocuğun bakımı ve eğitilmesi için gerekli olan harcamaları yapma yükümlülüğü ana ve babaya velayet hakkına sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın yükletilmiştir.Velayet hakkı ana ve babanın her ikisinden veya onlardan sadece birinden alınmış olsa bile onlar yine de bu giderleri yapmakla yükümlüdürler.


2-)Süresi

Ana ve babanın çocuğa bakma ve bakım giderlerini karşılama yükümlülüğü çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa,ana ve baba hal ve şartlara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere,eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

3-)Dava Hakkı

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.

Nafaka davası davacı baba veya ana tarafından,bakım yükümlülüğünü hiç ya da gereği gibi yerine getirmeyen baba veya anaya karşı ve çocuk adına açılır.

Kanun koyucu,ayırt etme gücüne sahip olsun veya olmasın,küçüğe de nafaka davası açma hakkı tanımıştır.Ancak küçük ayırt etme gücüne sahip değilse,davayı bizzat açması mümkün olmadığından onun adına bir kayyım atanır, dava kayyım tarafından açılır.
Ayırt etme gücüne sahip bulunan küçük ise , nafaka davasını bizzat açma hakkına sahiptir.

4-) Nafakanın Takdiri Ve Ödeme Biçimi

Nafaka miktarı,çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın,daha doğrusu kendisine karşı dava açılmış bulunan ana ve/veya babanın hayat şartları ve ödeme güçleri göz önünde bulundurularak belirlenir.
Nafaka olarak mutlaka bir miktar para peşin olarak ödenmelidir.Kanun nafakanın her ay peşin olarak ödenmesini öngörmüştür.
Durumun değişmesi halinde hakim,istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.


5-) Geçici Önlemler

Kanun koyucu, nafaka davasının açılması durumunda hakime dava süresince gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü getirmiştir.
Gerekli olan önlemler deyimiyle hakime geniş takdir yetkisi tanınmıştır.Bu durumda hakim , hal ve şartlara bakarak gerekli gördüğü her türlü geçici önlemi alabilecektir.Yeter ki davacı önlem alınması isteminde bulunmuş olsun.

6-) Güvence Verilmesi

Ana ve baba nafaka yükümlülüklerini yerine getirmezlerse ya da kaçma hazırlığı içinde bulundukları,mallarını gelişi güzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilirse hakim,gelecekteki nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir.

Hakim kendisi hakkında aşağıdaki hallerden biri söz konusu olan veya gerçekleşmiş bulunan nafaka yükümlüsü ana ve/veya babadan güvence vermesini isteyebileceği gibi,gerektiği takdirde başka önlemler(belli bir miktarda paranın bir bankadaki hesaba depo edilmesi ) alabilir

1-) Ana babanın nafaka yükümlülüklerini sürekli olarak ve ısrarla yerine getirmemeleri
2-) Ana babanın kaçma hazırlığı içerisinde bulunduklarının anlaşılması
3-) Ana babanın mallarının gelişi güzel harcadıklarının ya da heba ettiklerinin açıkça görülmesi

VELAYET

Tanımı

Çocuğun eğitimi,bakımı,onu gözetme,yetiştirme ve hatta çocuğun mallarının yönetimi bakımından yasa tarafından ana ve babaya tanınmış olan bir takım hak ve yükümlülükleri ifade eder.

Velayet Hakkına Sahip Olanlar

Velayet hakkı kural olarak sadece birbiriyle evli olan ana ve babaya tanınmıştır.Çocuk üzerinde ana ve baba ile evlat edinenin dışında hiç kimsenin velayet hakkı yoktur.Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanırlar.Çocuk evlilik birliği içinde doğmuşsa ana ve babanın velayeti altındadır.Eğer evlilik dışında doğmuşsa anasının velayeti altındadır.

Ana ve babadan biri ölür veya gaipliğine karar verilir yahutta velayet hakkını kullanamayacak duruma düşerse(kısıtlanırsa) velayet hakkı tek başına diğer eşe ait olur.Boşanma kararında çocuk taraflardan hangisine bırakılmışsa ,sadece o taraf velayet hakkına tek başına sahip olur.

Velayete Tabi Olanlar

Velayete kural olarak sadece küçük olan,yani henüz erginlik yaşını doldurmamış bulunan çocuklar tabidir.
Bununla beraber,ergin olmuş bulunan bir çocuk kısıtlandığı takdirde,hakim kendisine bir vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babasının velayeti altında kalır.
Velayete tabi olanlar,küçük çocuklar ile ergin olmakla beraber kısıtlanmış bulunan çocuklardır.

Velayetin Kapsamı

A-) Çocuğun Şahsı Bakımından


1-) Çocuk Üzerinde Egemenlik

Ana ve babanın çocuğun şahsı üzerinde egemenlik hakları vardır.Çocuk küçükken ana ve babasının velayeti altındadır; yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan ayrılamaz.

2-) Çocuğun Özadı

Çocuğun özadını(önadını) koymak hakkı ise ana ve babaya aittir.Ana ile baba evli değilse bu hak anaya aittir.

3-) Çocuğun Yerleşim Yeri

Çocuğun yasal yerleşim yeri,velayetleri altında bulunduğu ana ve babasının yerleşim yeridir.Ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa,o takdirde çocuğun yerleşim yeri,kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir.Diğer hallerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır.

4-) Çocuğun Yetiştirilmesi Ve Eğitilmesi

Çocuğun yetiştirilmesi ve eğitilmesi de ana babaya aittir.Bu ana babaya tanınmış bir hak olduğu kadar aynı zamanda onlara yükletilmiş oldukça ağır ve önemli bir yükümlülüktür.Ancak bu hak ve yükümlülük velayete bağlıdır, yani ana ve babanın velayet hakkına sahip bulundukları sürece söz konusu olabilir.
Çocuğun eğitilmesi kavramına,genel eğitimden başka mesleki ve dini eğitim de girer.

5-) Çocuğun Söz Dinleme Yükümlülüğü

Velayetin kapsamında çocukların ana babalarına itaat etme,onların sözünü dinleme ve onlara gerekli saygıyı gösterme yükümlülüğü de vardır.

6-) Çocuğun Temsil Edilmesi

Ana ve baba, velayeti yürütme hakkına sahip bulundukları sürece ve velayetleri çerçevesinde kalmak üzere üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcileridir.

7-) Çocuğun Fiil Ehliyeti

Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti,vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.O halde çocuk,ayırt etme gücüne sahip değilse tam ehliyetsiz. Sahipse sınırlı ehliyetsizdir.

8-) Çocuğun Aileyi Temsil Etmesi

Velayet altında bulunan çocuk ayırt etme gücüne sahip olduğu takdirde ana ve babasının rızasıyla aile adına hareket yani evlilik birliğini temsil edebilir.Bu halde yaptığı hukuki işlemlerden bizzat sorumlu olmayıp,ana ve babası borç altına girer.


B-) Çocuğun Malları Bakımından

1-) Çocuk Mallarının Yönetilmesi

Ana ve baba velayet hakları devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler.Ana ve baba bu hakkı birlikte kullanırlar ve yükümlülüğü birlikte yerine getirirler.Velayet eğer ana ve babadan sadece birine ait ise yönetim hakkını ve yükümlülüğünü de o taraf tek başına kullanır ve yerine getirir.

Malların Yönetiminin Sona Erme Sebepleri

1-) Velayetin sona ermiş olması
2-) Yönetimin ana ve babadan alınması

Malların Yönetiminin Sona Ermesinin Sonuçları

1-) Malların devredilmesi
2-) Ana ve babanın sorumluluğu

1-) Malların devredilmesi :
- Velayet çocuğun erginliğe ulaşması sebebiyle sona ermişse ergin çocuğa
- Velayet hakim kararıyla ana ve babadan kaldırılmışsa,çocuğa atanan vasiye
- Yönetim hakkı hakim kararıyla ana ve babadan alınarak kayyıma devredilmişse atanan kayyıma

Vesayet hakları sona ermiş olan ana ve baba çocuğun mallarını devretmekle yükümlüdür.
2-) Ana ve babanın sorumluluğu :

Ana ve baba vekil gibi sorumlu olurlar.Ana ve baba dürüstlük kurallarına uygun olarak başkasına devretmiş oldukları malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdür.


C-) Çocuğun Korunması

1-) Koruma Önlemleri
2-) Çocuğun Yerleştirilmesi
3-) Velayetin Kaldırılması

1-) Koruma Önlemleri

Kanun koyucu,çocuğun korunması için genel anlamda uygun önlemlerin alınmasını emretmiş,fakat bunların neler olduğunu belirtmemiştir.Hakime geniş takdir yetkisi bırakmıştır.Hakim dikkat etmesi gerek tek husus alacağı önlemin çocuğun menfaatini korumaya elverişli bir önlem olmasıdır.

2-) Çocuğun Yerleştirilmesi

Madde 347 fıkra 1 :
Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş halde kalırsa hakim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma verir.

Ana ve baba çocuğun fikren ve bedenen gelişmesi için gerekli özeni göstermezler,örneğin onu okula göndermeyerek ağır işlerde çalıştırırlar,hasta olduğu halde tedavi ettirmezler,dilenciliğe,hırsızlığa veya fuhşa teşvik ederlerse hakim duruma müdahale ederek çocuğu onlardan alacak ve bir aileye veya bir kuruma yerleştirecektir.Ancak böyle bir önlemin alınmış olmasına rağmen ana ve babanın velayet hakları yine de devam eder.


3-) Velayetin Kaldırılması

Çocuğun ana ve babaya karşı korunması bakımından kararlaştırılabilecek en ağır önlemdir.

Sebepleri :

#Ana ve babanın velayet görevlerini yerine getirememeleri
#Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemeleri veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamaları

Olmak üzere iki genel başlık altında toplanmıştır.

Velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi

Ana babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirmelerini önleyen sebepler şunlardır :

- Ana ve babanın deneyimsizliği
- Ana ve babanın hastalığı
- Ana ve babanın özürlü olması
- Ana ve babanın başka yerde bulunması

Ana ve babanın ilgisizliği ve ihmalkarlığı

Ana ve babanın çocuğa gerekli ilgiyi göstermemeleri,ona karşı aşırı derecede kayıtsız davranmaları örneğin tehlikeli hastalığa yakalanmış çocuğu tedavi ettirmemeleri,düzenli okuyan çocuğu okuldan alıp ona sokaklarda dilencilik yaptırmaları …

Sonuçları

1-) Velayet hakkı kaldırılınca yani ana ve babanın her ikisinden de alınınca çocuğa bir vasi atanır.

2-) Ana ve baba çocuğun malları üzerinde yönetim hakkını bazen de kullanma hakkını kaybeder.

3-) Velayet ana babadan alınmış olsa dahi onlar,bakım ve eğitim giderlerini daha önce olduğu gibi yine de karşılamakla yükümlüdür. (ana baba bu giderleri ödeyemeyecek durumda ise bunlar devlet tarafından karşılanır. )

4-) Velayetin kaldırılmasının sonuçları kararda aksi belirtilmiş olmadıkça ileride doğacak bütün çocukları da kapsar.Ana ve baba sonradan doğacak çocukları üzerinde de velayet hakkına sahip değildirler,(bu çocuklara vasi atanması gerekir)
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla

Reklam Ver
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
İletişimUnigar.comYukarıya dönHafif SürümRSS